Bir Hayalim Var
Yazan: cagribey Nisan 1, 2009
Yazı kategorisi: 1 | Etiketler: muhsin yazicioglu | Leave a Comment »
WİNDOWS XP PROFESSİONEL KURULUM
Yazan: cagribey Temmuz 9, 2007
WİNDOWS XP PROFESSİONEL KURULUM
1. XP CD’si bilgisayara takılır, sonra PC yeniden başlatılır.(Restart).
2. PC açılırken, PC size bir soru soracaktır;”Herhangi bir tuşa basınız.” diye siz bu yazıyı gördüğünüz anda hemen bir tuşa basın ve önyüklemeyi başlatın burada herhangi bir tuşa basmak gerekmez.
3. Önyüklemeden sonra kaşınıza “Kur’a hoş geldiniz” başlıklı bir pencere açılacaktır.Bu ekranı ENTER’a basarak geçebilirsiniz.
4. ENTER’a bastıktan sonra karşınıza “Microsoft Windows XP Professional SON KULLANICI LİSANS SÖZLŞEMESİ” başlıklı bir pencere gelecektir bu pencereyi F8’e basarak geçebilirsiniz.
5. F8’e bastıktan sonra karşımıza “Kur onarma” ekranı gelecek.Bu ekranı ESC’ye basarak geçiyoruz.
6. ESC’ye bastıktan sonra karşımıza ”Aşağıdaki liste, bu bil…” ile başlayan bi pencere gelecek bu pencerede “D” tuşuna basıyoruz.
7. “D”’ye bastıktan sonra karşımıza gelen ekranda ise ENTER’a basıyoruz.
8. ENTER’a bastıktan sonra kaşımıza gelen ekranda ise “L” tuşuna basıyoruz ve bu aşamayı da geçmiş oluyoruz.
9. “L”’ye bastıktan sonra karşımıza gelen ekranı da ENTER’a basıp geçiyoruz.
10. ENTER’a bastıktan sonra kaşımıza gelen yeni ekranda ise “Bölümü, NTFS dosya sistemi kullanarak biçimlendir.”’i seçiyoruz ve ENTER’a basıyoruz.(NOT:Yanında <çabuk> yazmayanı seçiyoruz)
11. Kur biçimlendirme ekranı karşımıza geliyor burada biçimlendirmenin bitmesini bekliyoruz.
12. Biçimlendirme bittikten sonra HİÇBİR tuşa basmıyoruz.Kur kurulumda gerekli olan dosyaları CD’den hard diskinize kopyalayacaktır burada da hiçbir tuşa basmadan bekleyiniz
13. Kopyalama bittiğinde Kur bilgisayarınızı yeniden başlatacaktır gene bir tuşa basmanız gerekmez.
14. PC yeniden başladıktan sonra 2. maddede ki gibi gene ”Herhangi bir tuşa basınız.” yazısı çıkacaktır.AMA BU SEFER HERHANGİ BİR TUŞA BASMAYACAĞIZ.
15. Ve kur ana yükleme işlemine başlayacaktır bu yüklemede size sorulan sorularda herhangi bir şeyi değiştirmeyin fakat boşlukları kişisel olarak doldurun.
Eğer bios’a girip cdrom’u seçmezsiniz ”Herhangi bir tuşa basınız.” diye bi yazı karşınıza çıkmaz.
Ayrıca burada Format atmak ile ilgili resimli anlatım var.Buradan da yardım alabilirsiniz
Yazı kategorisi: WİNDOWS XP PROFESSİONEL KURULUM | Leave a Comment »
—–isin püf noktalari-noktasi
Yazan: cagribey Haziran 27, 2007
Internet Explorer kısayolları
Windows işletim sisteminin bütünleşik bir parçası olan ve kullanıcıların çoğu tarafından sevilerek kullanılan Internet Explorer web deneyimini hızlandırıcı birtakım kısayolları bulunur. Web’de gezinirken web tarayıcınızın menüleriyle daha az boğuşmak istiyorsanız aşağıdaki kısayollardan faydalanabilirsiniz.
- Adres bölümüne kolayca geçmek için ALT + D veya CTRL + TAB
- Bir önceki web sayfasına yönlenirsiniz ALT+ Sol ok tuşu
- Önceden belirlediğiniz ana sayfaya gider ALT + HOME
- Sık Kullanılanlar listenizi görüntüler CTRL + I
- Mevcut sayfayı tekrar yükler. F5
- Uygulamayı tam ekran olarak görüntüler F11
- Bir önceki / sonraki sayfayı görüntüler SHIFT + Fare tekerleği
- İlgili sayfayı yeni bir pencerede açar SHIFT + Link’e tıklama
- Ziyaret edilen sayfayı Sık Kullanılanlara ekler CTRL + D
Yazı kategorisi: -----isin püf noktalari-noktasi | Leave a Comment »
Web sitenizden para kazanabilirsiniz
Yazan: cagribey Haziran 27, 2007
Web sitenizden para kazanmak hiç de zor değil. AdSense ile web sitenizden nasıl para kazanabileceğinizi inceliyoruz.
Birçok kişi hazırladıkları web sitesi veya blog sayfası ne kadar güzel olursa olsun her zaman ellerinde nasıl bir potansiyel bulunduğunu bilemez. İster çok büyük zahmetlerle hazırlanmış isterse minimum çabayla oluşturulmuş olsun web siteleri para kazanmanın çok da zor olmayan yollarından biridir. Eğer siz de web sitenizden para kazanmayı hedefliyorsanız bunu yapabileceğiniz en kolay yollardan birisi reklam almaktır.
İnternette web sitelerine reklam veren birçok şirket mevcut. Bu şirketlerin tümü de farklı alternatif ve kulağa gerçekten hoş gelen seçeneklerle çıkıyor karşımıza. Fakat bunca şirketin sunduğu birçok farklı alternatif bu işten para kazanmak isteyen kullanıcılar için bir karmaşa oluşturmuyor da değil. Bu karmaşa içerisinde Google AdSense ise sitelerine reklam almak isteyen kullanıcılar için belki de en basit ve güvenilir çözüm yolu olarak ortaya çıkıyor. Google AdSense’in en büyük avantajlarından biri, internet ortamında son derece önemli olan güvenilirliğini ispat etmiş olması. Güvenilirlik sadece reklam alan kullanıcılar için değil, aynı zamanda alınan reklamları izleyen veya kullanacak olanlar için de son derece önemli ve alınacak sonuçlar için de belirleyici bir unsur. Google AdSense iki yönde hizmet veriyor. Bunlardan birincisi arama sonuçlarında verilen hizmetler ve diğeriyse içerik alanında verilen hizmetler. Bu yazımızda içerik alanını, yani web sitenizin içeriği içerisinde küçük metin reklamlarının yerleştirilmesi seçeneğini inceleyeceğiz. Google AdSense’in çalışma şekli çok basit bir ifadeyle web sitenize alacağınız reklamlara sitenizi ziyaret edenler tarafından tıklanması ve sizin de her bir tıklama için Google’dan bir ücret alacağınız anlamını taşıyor. Google Adsense’in güzel ve etkili yönlerinden birisiyse hedeflendirilmiş reklamlar sunuyor oluşu.“Hedeflendirilmiş reklamlar” ifadesiyle kastedilen web sitenizde görüntülenecek reklamların sitenizin içeriğiyle örtüşüyor olmasıdır. Bu sayede örneğin müzik hakkında bir web sitesi oluşturduysanız, sitenizde müzik sektöründen reklamların gösterileceğidir. Bu sayede reklamlar doğru hedefe ulaşabilir ve reklamın sitenizi ziyaret edenlerin ilgisini çekme şansı artar. AdSense tüm bunların yanında filtreler kullanmanıza olanak vererek sayfanızda görüntülenmesini istemeyeceğiniz içeriği engellemenize imkan sağlar. Bunun bir avantajı sitenizde görüntülenmesi uygun olmayacak reklamların engellenmesi ve ticari bir site işletiyorsanız rakiplerinizin reklamlarının görüntülenmesinin engellenmesidir.
Google AdSense’in bir başka güzel yanıysa raporlama araçlarının esnekliğidir. Bu raporlama araçları sayesinde hangi reklamların iş yaptıklarını kolayca tespit edebilirsiniz. Son olarak AdSense reklamlarını sitenizin stiline göre şekillendirebilmeniz, reklamların sitenizin güzel tasarımı içerisinde sırıtmasını engeller. Google AdSense programına kayıt olduktan sonra tek yapmanız gereken size verilecek kodları kopyalayıp web sitenizin istediğiniz bir alanına yapıştırmaktır. Bu işlemi yaptıktan sonra sırtınıza yaslanıp paraların gelişini seyredebilirsiniz. Google kazanç bakiyenizin 100 USD’yi geçmesinden sonra size her ay ödeme yapacaktır.
Üç basit adımda Google AdSense’e kaydolmak
>> 1. Adım
Google AdSense ile websitenizden para kazanın
“Başvurmak için burayı tıklayın” yazılı linke tıklayın. Karşınıza çıkacak sayfada “Web sitenizin URL’si”, “Web sitenizin dili”, “Hesap türü” ve son olarak da “Ülke veya bölge” kısımlarını doldurun. Hesap türü için eğer 20’den fazla çalışanı olan bir şirketin sahibiyseniz “İş hesabı”, kişisel bir kullanıcı veya 20’den az çalışanı olan bir şirketin sahibiyseniz “Bireysel hesap” seçeneğini işaretlemelisiniz. “Hesap türü” ve “Ülke veya bölge” kısımlarını doğru olarak doldurmanız son derece önemli çünkü ileride bu kısımları değiştirme şansınız olmayacak. Geriye kişisel bilgilerinizi doldurmak kalıyor. Kişisel bilgilerinizi de doldurduktan sonra “Bilgileri Gönder” düğmesine tıklayın.
>> 2. Adım
Yeni açılacak sayfada verdiğiniz bilgileri kontrol edin. “Sizi hangisi en iyi tarif ediyor?” sorusuna Google hizmetleriyle kullandığınız bir e-posta adresi varsa ilk seçenekle yoksa ikinci seçenekle cevap verin. İkinci şıkkı seçerseniz sizden bir e-posta adresi ve şifre yaratmanız istenecektir. Bu işlemleri tamamladıktan sonra “Devam et” düğmesine tıklayın. İlk soruda ilk şıkkı işaretlediyseniz size mevcut Google hesabınızın AdSense için kullanılmasını isteyip istemediğiniz sorulacaktır. İstiyorsanız yine ilk şıkkı seçin ve açılacak kutuya Google hesabınızın bilgilerini girin ve “Devam et” düğmesine tıklayın. İstemiyorsanız ikinci şıkkı seçerek yeni bir giriş adı ve şifre seçin ve “Devam et” düğmesine tıklayın.
>> 3. Adım
Bu aşamadan sonra Google bir veya iki gün içerisinde (şanslıysanız bizim denememizde olduğu gibi bir – iki saat içerisinde) başvurunuzu inceleyip, başvurunuzun onaylanmasının ardından size bir e-posta gönderecektir. Bu e- postada yer alan linke tıklayarak yeni açılacak sayfada kullanıcı adınızla parolanızı girin ve kullanıcı sözleşmesini okuduktan sonra onaylamak için “Kabul ediyorum” düğmesine basın. Tüm bunlardan sonra geriye artık alacağınız reklamları web sitenize yerleştirmek kalıyor. Yazımızın geri kalanında bu işi 10 adımda nasıl yapabileceğinizi açıklıyoruz.
Arama için AdSense
Ziyaretçileriniz aramalarını sizin sayfanızdan yapsınlar
Google’ın sunduğu AdSense reklam programının diğer boyutu arama alanındadır. Basit olarak “Arama için AdSense” sayfanıza yerleştirebileceğiniz bir Google arama kutusudur ve ziyaretçilerinizin sayfanızdan arama yapmasına olanak verir. Çalışma şekliyse “İçerik için AdSense”e benzer. Sayfanızdan bir arama yapan kullanıcıya açılacak arama sonuçları sayfasının sağ yanında reklamlar belirir ve bu reklamlara tıklanması sonucunda, Google’ın reklam veren firmalardan alacağı ücretten siz de küçük bir pay alırsınız. Sitenizde böyle bir arama kutusunun bulundurulması hem para kazanmanıza hem de kullanıcılarınıza daha iyi hizmet vererek, daha fazla kullanıcının sitenize gelmesine veya mevcut kullanıcıların sitenize daha sık uğramasına da yol açabileceğinden son derece yararlıdır. Arama için AdSense’i de içerik için olan alternatifi gibi tam olarak sitenizin stiline göre ayarlayabilirsiniz ve yine aynı güçlü özelliklere sahip bir raporlama aracıyla işlerin nasıl yürüdüğünü veya kullanıcıların neler aradığını kolaylıkla analiz edebilirsiniz. Kullanıcıların neler aradığının görülebilmesi size büyük kolaylıklar sağlayabilir. Bu sayede web sitenizin içeriğini kullanıcıların beklentileri doğrultusunda geliştirebilir, yeni içerikler ekleyebilir veya reklamlarınızı sık aranan bilgilere göre değiştirebilirsiniz.
10 adımda web sitenize veya blog sayfanıza AdSense reklamlarını yerleştirmek
>> 1. Adım
Eğer yazımızın “üç basit adımda Google AdSense’e kaydolmak” kısmını başarıyla tamamladıysanız şu an tarayıcınızda Google AdSense’in raporlar kısmı açık bulunuyor olmalıdır. Her ne kadar şu an kazancınız kısmının karşısında büyük bir sıfır rakamı görüyor olsanız da birazdan tamamlayacağınız adımlardan sonra para kazanmaya başlayabileceksiniz. Başlamadan önce son olarak vergi bilgilerinizi bildirmeniz ve bir ödeme şekli seçmeniz gerekiyor. Bu işlemleri tamamlamak için “Ödemeleriniz şu anda bekletilmektedir…” yazılı kutuya 1 tıklayın ve sizden istenecek bilgileri doldurun. Artık reklamları web sitenize yerleştirmek için hazırsınız. Başlamak için öncelikle “AdSense Kurulumu” sekmesine 2 tıklayın.
>> 2. Adım
İlk yapacağımız iş, alacağımız reklamların stilinin web sitemizin stiline uygun olmasını sağlamak. Bunun için “Renk Paletleri” sekmesine 1 tıklayın. Renk seçimi için önceden tanımlanmış renk setlerini “Paleti göster” 2 açılır menüsünden seçebilir veya “Sınır”, “Başlık”, “Arkaplan”, “Metin”, “URL” seçeneklerinin 3 her birini tek tek değiştirebilirsiniz. Yaptığınız değişikliklerin nasıl görüneceğini sayfada yer alan örnek reklamdan 4 görebilirsiniz.
>> 3. Adım
Renk ayarlarınızı tamamladıktan sonra bu ayarları kaydetmek için “Yeni palet olarak kaydet” yazılı alanda 1 bir isim girin ve “Paleti kaydet” 2 yazılı düğmeye basın. Eğer ayarlarınızı daha önceden hazırladığınız bir palet üzerine kaydetmek isterseniz “Kaydedilmiş bir paletin yerine koy” 3 altında yer alan açılır menüden üzerine kaydetmek istediğiniz paleti seçin ve “Paleti kaydet” 2 yazılı düğmeye basın.
>> 4. Adım
Renk seçimimizi tamamladıktan sonra artık reklam seçimine geçebiliriz. Bu iş için öncelikle “Ürünler” 1 sekmesine tıklayın. Açılacak sayfada “Reklam birimi” karşısında yer alan açılır menüden 2 “Metin reklamları”, “Resim reklamları” veya “Her ikisini birden” seçeneklerinden birisini seçerek sayfanızda yer alacak reklam tipini belirleyin. Seçiminizi tamamladıktan sonra “Devam” 3 düğmesine tıklayın.
>> 5. Adım
Yeni açılacak sayfada alacağınız reklamlarla ilgili daha fazla ayar yapabilmektesiniz. Biçim başlığı altında yer alan açılır menüden 1 alacağınız reklamın sayfanızda görüntüleyeceğiniz alana uygun olabilecek bir boyutunu seçin. Renkler başlığı altında yer alan palet 2 kısmından ilk üç adımda hazırlayıp kaydettiğiniz renk paletini seçin. Bu aşamada “özel kanal” ve “Alternatif reklamlar veya renkler” başlıklarını geçin ve “Devam” düğmesine tıklayın.
>> 6. Adım
Yeni açılacak sayfada size web sitenize veya blog sayfanıza yerleştirebileceğiniz bir kod verilecek. 1 Reklamları web sitenize yerleştirmek için bu kodu kopyalayın.
>> 7. Adım
Biz burada örnek bir uygulama olarak www.blogger.com adresinde ve www.blogcu.com adresinde açtığımız biri yabancı biri Türkçe iki farklı blog’u kullandık.
www.blogger.com
Blogger’de yer alan bir blog sayfası açın ve “Change Settings” sekmesine tıklayın. Açılacak sayfada yer alan “Template” 1 sekmesine tıklayın, template sayfasında yer alan kodlar 2 içerisinde gezinerek AdSense reklamının yer almasını istediğiniz alanı tespit edip kopyaladığınız kodu buraya yapıştırın ve “Save Template Changes” yazılı düğmeye 3 tıklayın. Bu işlemin ardından yaptığınız değişiklik kaydedilecektir.
>> 8. Adım
Değişikliklerin görüntülenebilmesi için sitenizi güncellemeniz gerekir. Bu işlemi gerçekleştirmek için “Republish” yazılı düğmeye 1 tıklayın. Bu işlem tamamlandıktan sonra “View Blog” 2 sekmesine tıklayarak yaptığınız değişikliği görebilirsiniz.
>>9. Adım
www.blogcu.com
Blogcu’da yer alan sayfanıza giriş yapın ve “Şablon” linkini 1 tıklayın. Açılacak sayfada “Şablonu düzenleyin” 2 linkine tıklayın. Yeni açılacak sayfada karşınıza çıkacak kodlar 3 içerisinde gezinin ve kopyalamış olduğunuz AdSense kodunu reklamınızın görüntülenmesini istediğiniz alana yapıştırın. “Ön izlemede göster” linkine 4 tıklayarak yaptığınız işlemin çalışıp çalışmadığını görüntüleyebilirsiniz. Eğer reklamınızın görüntülenme şeklinden hoşnutsanız “Düzenlediğimi kaydet” 5 düğmesine basarak işlemi tamamlayın.
>> 10. Adım
Tüm bu aşamalar tamamlandıktan sonra artık aldığınız reklam sitenizde görüntülenecektir. Eğer AdSense reklamınız istediğiniz yere gelmediyse yapıştırdığınız kodu kesip istediğiniz alanı bulana kadar farklı yerlerde deneyebilirsiniz. Eğer aldığınız reklamın boyutları sayfanıza uymadıysa reklam boyutunu Google AdSense sayfasından değiştirebilirsiniz.
Yazı kategorisi: Web sitenizden para kazanabilirsiniz | Leave a Comment »
ŞOK! İşte TÜRK Masonlarının gizli ayini!
Yazan: cagribey Nisan 6, 2007
———————————————————
Masonic ritual in turkey mason masonluk-1
TÜRKİYE’DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-1
TÜRKİYE’DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-2
TÜRKİYE’DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-3
TÜRKİYE’DE MASONLUĞUN GİZLİ TARİHİ-4
Masonluğa Giriş Ayini-1
Masonluğa Giriş Ayini 2
Masonluk ve Türkiye’deki Masonlar – 1. Bölüm
Masonluk ve Türkiye’deki Masonlar – 2. Bölüm
Tapınak Şövalyeleri ve Masonluk – 1. Bölüm
Tapınak Şövalyeleri ve Masonluk – 2. Bölüm
TAPINAK ŞÖVALYELERİ VE MASONLAR 3 bolum
TAPINAK ŞÖVALYELERİ VE MASONLAR 4 bolum
TAPINAK ŞÖVALYELERİ VE MASONLAR 5 inci ve son bolum
TAPINAK ŞÖVALYELERİNDEN HAÇLI SEFERLERİNE UZANAN YOL
Masonluk ve Tapınak Şövalyeleri
MASONLAR VE MASONLUK
GİZLİ BELGELER – MASONLAR – UYAN EY TÜRK MİLLETİ
MASONLAR VE YENİ DÜNYA DÜZENİ
11. Cumhurbaşkanı OKTAY SİNANOĞLU
Eski Bir Tapınak Yazısı xsentius
Masonluk Hakkında Bilinmeyenler 1/3
Masonluk Hakkında Bilinmeyenler 2/3
Masonluk Hakkında Bilinmeyenler 3/3
SABETAYCILIK VE SABETAY SEVİ
sabetay kanallari
Masonluk ve türkiye…
11 EYLÜL OLAYLARINDAKİ Q 33 NY SIRRI NEDİR?
11 Eylül
Atatürk Videosu
Yazı kategorisi: VIDEO-CAGRIBEYKANTURA | Leave a Comment »
Başbuğ, fikirleriyle yaşıyor
Yazan: cagribey Nisan 5, 2007
![]() |
Alparslan Türkeş, ölümünün 10. yıldönümünde Ankara’daki anıt mezarında dualarla anıldı |
|
|
|
| Türkiye’nin çeşitli illerinden ve yurt dışından gelen çok sayıda milliyetçi Türkeş’in kabri başında buluştu. Törende konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkeş’in Türk milliyetçiliğinin bayraklaşmış ismi olduğunu söyledi. Bahçeli, “Türk milliyetçiliği, Anadolu’ya onunla yayılıp Türk gençlerinin vicdanında yer buldu” dedi.Anma törenine katılan vatandaşlar caddelerde yoğun bir kalabalık oluşturdu. Tören boyunca hoparlörden Kur’an-ı Kerim okundu. Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya akın eden gençler ellerindeki Türk bayraklarını tören boyunca indirmedilerFikir ve gönül adamıydı Türkeş’in bayraklaşan bir isim olduğunu söyleyen Bahçeli, “Türk milliyetçiliği, Anadolu’nun her köşesine onunla yayılmış ve asil Türk gençlerinin vicdanında yer bulmuştur” dedi MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, ölümünün 10. yıldönümünde Ankara’da mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Çeşitli illerden ve yurt dışından gelen milliyetçiler sabahın erken saatlerinden itibaren Türkeş’in mezarının bulunduğu Beştepe’de toplandı. MHP’li eski bakan ve milletvekillerinin ardından tören alanına gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkeş’in kabri başında dua okudu, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinden getirilen Türk bayrağına sarılı toprağı mezara dökerek, çiçekleri suladı. Daha sonra bir konuşma yapan Bahçeli, “Başbuğ Alparslan Türkeş ismi, gençlik yıllarında ’tabutluklarla’başlayan milliyetçilik mücadelesinin, inanç, istikrar, dik duruş ve cesaret ile hayat boyu sürmüş şerefli bir ömrün bütünü ve destanıdır” dedi. Ömrünü millete adadı Türkeş’in, “milliyetçiliğini dışlayan ve tehlikeli gören düşüncelerin rağbet bulduğu bir dönemde”, Türk milliyetçiliğinin bayraktarlığını yapan cesaret, gönül, fikir ve eylem adamı olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: “Ömrü, Türk Milliyetçiliğini yükseltme yolunda, dik baş, tok karın, mutlu yarın hasreti ile geçmiş ve milletimizin şahsında taçlandırdığı Başbuğ unvanı, millet, vatan ve devlet sevgisi ile özdeşleşerek adeta bayraklaşmıştır.Yapılan karşı propaganda ve müdahalelere rağmen Türk milliyetçiliği, Anadolu’nun her köşesine onunla yayılmış ve asil Türk gençlerinin vicdanında yer bulmayı onunla başarmıştır.’birçok kez krizden kurtarmıştır”Türk milletinin güvencesiyiz BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Alparslan Türkeş’in vefatının 10. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Türkeş’i rahmetle andıklarını belirten Yazıcıoğlu şunları kaydetti: “Onun, önderlik ve öğretmenlik yaparak yetiştirdiği milliyetçi, maneviyatçı ve ülkücü kadrolar, Türk milletinin zor günlerinin güvencesi olmaya devam etmektedir. Türk milletinin bağımsızlığının ve tüm değerleriyle yeniden inşasının teminatı olan bu gençlik, Alparslan Türkeş’e hiç şüphesiz ki çok şey borçludur. Ona karşı bu borcunu, milletimiz için daha büyük fedakarlıklar yaparak ödemeye çalışacaktır.”Avrupa’dan Başbuğ’u ziyarete koştular
Ölümünün 10’uncu yıldönümünde Türkeş’in mezarı günboyu sevenleri ve yakınlarının akınına uğradı Alparslan Türkeş’in kabri, dün gün boyu yakınları ve sevenleri tarafından ziyaret edildi. Bahçelievler Camisi’nde Alparslan Türkeş için ailesi tarafından okutulan mevlitte bulunan Türkeş’in oğlu Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ozan Arif, Aydınlık Türkiye Partisi (ATP) Genel Başkanı Oktay Öztürk, eski milletvekili Osman Sevimli ve beraberindekiler, düzenlenen mevlitin ardından anıtmezara geldi. Burada okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından hep beraber dualar edildi. Ozan Arif’e çevredeki vatandaşlar da yakın bir ilgi gösterdi. Ozan Arif ile birlikte başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli şehirlerinden gelen gruplar da kabir ziyaretinde hazır bulundu. Türkiye’nin farklı illerinden anma törenleri için Ankara’ya akın eden vatandaşlar ölümünün 10’uncu yıldönümünde Alparslan Türkeş’in mezara çiçek bırakarak gün boyunca dualar okudular. Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş, Ozan Arif ve Almanya’dan gelen beraberindeki heyet ve vatandaşlar Alparslan Türkeş’in mezarına gelerek dua okudu. |
|
Yazı kategorisi: Başbuğ, fikirleriyle yaşıyor | Leave a Comment »
Hedef Türk milliyetçiliği
Yazan: cagribey Nisan 2, 2007
| Hedef Türk milliyetçiliği | |
![]() |
Milliyetçiliğe yönelik saldırıların toplumu rahatsız ettiğini söyleyen Tantan, milli duruş noktasındaki canlanmaya dikkat çekti. |
|
|
|
| Küresel güçlerin Türk milliyetçilerini tahrik edip çatışma ortamı oluşturmaya çalıştığı uyarısı yapan Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, “Son dönemde milliyetçi hassasiyetleri kaşıma amaçları budur” dedi. ‰ Sayfa 10’daMilliyetçileri tahrik edip çatışma ortamı istiyorlar Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Türkiye’ye dayatmalarda bulunan küresel gücün, yeni bir projeyi hayata geçirmeye çalıştığını belirtti Türkiye’ye uygulanan politikaların küresel gücün dayatmaları sonucu olduğunu söyleyen, Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, bu dayatmaların Türk halkını rahatsız ettiğini belirtti. Bu olaylar neticesinde halkta bir uyanış başladığını söyleyen Tantan, “Türkiye’de doğan her vatandaş, milliyetçi olarak doğar. Bu milliyetçilik kavramı ölene kadar da devam eder. Şimdi Türk halkında milli duruş noktasında büyük bir canlanma ve hareket var” diye konuştu. Uygulanan bu ve buna benzer politikaların asıl hedefinin çökertme olduğunu ve bununla birlikte, Türkiye’yi ayrıştıran sol sağ, silahlı ve silahsız örgütlerin ekonomik, zihinsel, ve değerler anlamında da çökerttiğini savunan Tantan, Türkiye’yi etnik ve mezhepsel açıdan da ayrıştırma çabalarına rağmen bunların başarılı olamadığını ve halkın direndiğini söyledi. Tantan, Türkiye’nin geldiği noktayı şöyle anlattı: “Türkiye’yi kuşatan ülkelerde, küresel gücün büyük dayatmaları var. Türkiye’ye de dayatmaları var. Ortadoğu’ya ve Hazar Havzası’na da Türkiye’nin gücünü kullanarak dayatmaları var. Teslimiyetçi politikalar Türkiye’deki bu teslimiyetçi politikalar, (AB’nin ve ABD’nin dayatmaları) milliyetçi duyguları giderek geliştirmeye başladı. Bundan da rahatsız oldular. Türkiye’de en son yapılmak istenen şey, ırka dayalı milliyetçiliği tahrik edip, çatışma ortamı oluşturmak. Egemen güç, bir yandan Kürt milliyetçiliğini tahrik ediyor. Kürt milliyetçiliği üzerinden Kuzey Irak’ta oluşan yapıyla büyük bir ekonomik hakimiyet bölgesi oluşturmak istiyor. Diğer yandan da Türk halkını ekonomik alanda batırıyor. Irka dayalı Türk milliyetçilğini aşağılayarak onu tahrik etmeye çalışıyor. Yani, bir çatışma ortamı oluşturulmak isteniyor. Medya da ortam hazırlıyor.”Korku; Türkiye’nin yükselmesi Milli hassasiyetlerin yükselmesinin ülkenin emperyalizme karşı duruşu açısından önemli olduğuna dikkat çeken YP lideri Tantan, “Bölgede, kıtada bu yükselişi, beraberinde Türkiye’nin liderliğini de gündeme getirecek. Milliyetçilik duygusu yükselen bir değer olarak siyasi duruş organize olarak gelişirse, kimlikli bir altyapıyla bunu bütünleştirirse, Türkiye bu bölgede lider olacaktır. Dolayısıyla küresel gücü yok edecek ve başka bir güç buna karşı dikilemeyecektir. Sünni-Arap ülkelerini bir bütünleştirme ve İsrail ile aynı masaya oturma çabası içine girildi. Amaç Şii ayrışması yaratarak başlıngıçta kendi desteklediği Hamas ve Hizbullah’ı bertaraf etmeye çalışmaktır. Ancak Türkiye’de milliyetçiliğin yükselmesi ve kimlikli bir siyasi yapıyla buluşması, bütün bu pilot projeleri bozacaktır” dedi. Anadolu sermayesi bitiriliyor “Bu politikalar Türkiye’de siyaseti ayrıştırdığı için kimlikli bir siyasi yapı maalesef oluşamıyor. Partilerin büyük bir bölümü tutsak vaziyette. 3 Kasım öncesi iki partiyi dayatmıştı, şimdi ise 3 partiyi dayatıyor. (AKP, CHP, MHP) Halk kendi kimlikli siyasi yapısını bekliyor fakat bu oluşamıyor” ifadelerini kullanan Tantan şöyle devam etti: “Kirli ve kimliksiz sermaye tüm Türkiye’de egemen vaziyette. Anadolu sermayesi bitirilmekte. Toplumun hassasiyetleri var. Bizi hep bu hassasiyetler üzerinden vurdular, kavga ettirdiler. Bizim hassasiyetlermiz neydi? Bu millet dinine, milli kimliğine bağlı. Dini kullanan insanların, bu dini kullanırken doğru yaptığını zannetti. Halbuki bu dini kullanan insanlar, ülkeyi soydular, soydurttular. Kimliksizliğe doğru büyük açılım sağladılar. Aslında bu, bir projeydi ve Türkiye buradan çöktü. Kullandığı ve kullandırttığı insanlar açısından baktığımızda, orada da bir takım aktörler nezdinde, milliyetçiliğin içini boşalttılar.” Kavramların içi boşaltıldı Atatürkçülük kavramının içinin de boşaltıldığını vurgulayan Tantan, “Türk milletinin en vazgeçilmez hassasiyetlerinden biri de helal lokmaydı. Rüşvet, yolsuzluk hırsızlık bu milletin asla kabul edemeyeceği kavramlardı. Öyle bir kültür oluştu ki, hırsızlık, yolsuzluk yapmayan, artık kabul edilmiyor. Toplumu ayakta tutan helal süt emmiş insanlar siyasette aktif görev almalı” diye konuştu.Ülkeyi bekleyen tehlikeler Yeniçağ’a açıklamalarda bulunan Tantan, Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri ise şöyle sıraladı:* İçerideki tehlikeleri görebilmek için dış politikadaki yaklaşımlara bakmamız lazım. Dış politikada küresel güç Irak’ta uyguladığı politikayla büyük yol kat etti.* Sünni-Şii çatışması yayılabilir. Burada ırka dayalı çatışma gündeme gelebilir. * Türkiye’nin akıllı politika izlemesi gerekiyor. Bunu bu siyasi irade yapamaz. Bugün Türkiye, Balkanlar’dan dışlanmış vaziyette. Yunanistan’ı kullanıp, Ege ve Kıbrıs konusunda bizi tehdit ettiriyorlar. Türkiye, ‘KKTC egemen devlet olarak Yaygın bir yapıya ihtiyaç var. |
|
Yazı kategorisi: Hedef Türk milliyetçiliği | Leave a Comment »
TÜSİAD ve Mason Locaları AKP’yi niçin kucaklıyor?
Yazan: cagribey Nisan 2, 2007
TÜSİAD ve Mason Locaları AKP’yi niçin kucaklıyor?
Hani çocuk masallarında öcüler vardır ya, Mason Locaları ve uzantısı kuruluşlarla TÜSİAD, İslamcı çevreler için onlarca yıl bu kategorideydi.
Mason örgütlenme geleneğindeki duvarcı ustalar dayanışmasının Yahudilikle hayat bulduğuna ve dolayısı ile bu gizli yapılanmaların Siyonizme hizmet için var olduğuna nüfuz eden İslamcılar, masonları zaman zaman Şeytan ve hatta Deccal ile bir tuttular.
Masonlar hidayete mi erdi?
Peki ne oldu da dün Şeytan ya da Deccal olarak kabul edilen Localar ve üyeleri bugün nüvesini İslamcıların oluşturduğu AKP’yi kucaklayıp destekliyor?
Yoksa Mehdi (A.S) yeryüzüne intikal etti ve bütün insanlık gibi Masonlar da hakikata nüfuz edip hidayete erdiler de, biz zavallıların haberi mi yok!
Değilse soruyorum bu muhabbet, bu destek niçindir?
Pek çok üyesi Locaların kadrolusu olan TÜSİAD da neredeyse her gün AKP’ye ilan-ı aşk ediyor.
İyi de bu ülkenin güvenlikten sorumlu birinci adamı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt “Türkiye 1923’den beri hiç bu biçimde tehdit altında kalmadı” derken nasıl böylesi bir sevda ağıdı yakılabilir?
Cumhuriyet’ten bugüne var olan iç ve dış borcu 4 yıllık iktidarında abartısız ikiye katlayan bir siyasi heyet niçin bu biçimde desteklenir?
Küresel efendilerin acentaları
Nasıl oluyor da, KOBİ’leri çökertilip üretimi ithalata endeksli hale getirilmiş, çiftçiyi, esnafı, ücretliyi yoksulluğa mahkûm etmiş, işsizlik ve fukaralıkla oluşan güvenlik tehdidi ile sokağa dahi çıkılamaz bir noktaya gelinmiş iken TÜSİAD ve Localar AKP’yi baş tacı ediyor?
Peki ya laiklik mes’elesi?
O TÜSİAD değil miydi kendini laikliğin üniformasız komiseri ya da fedaisi gibi görüp satan? Ne oldu şimdi? Diyeceksiniz ki değişen TÜSİAD ya da Mason Locaları değil, onların ideal ya da amaçlarına hizmet eder duruma gelen AKP’dir.
Evet evet hadise açık ve net olarak budur.
Türkiye’deki localar, lobiler ve TÜSİAD, bütün dünyaya yön veren Yahudi kontrollü ya da eksenli küresel sermaye baronlarının acen-talarıdır… Küresel efendiler neye evet derse bizimkiler de ona evet demek durumundadır. Belli ki bu baronlar AKP’den emindir. Yerel temsilcilerine de destek için buyruğunu göndermiştir.
Gelelim bu baron ya da efendilerin AKP’nin neyinden emin olduklarına?
Bunlar Ortadoğu’da Yahudileri öncelikli hedef olmaktan çıkaracak Müslüman etiketli bir İsrail (yani Kürdistan) için düğmeye basmıştır. Bunun için de daha önce de yazdığımız gibi CHP-MHP vari bir iktidar oluşumu istemiyor ve ısrarla AKP diyor.
Karanlık ve aydınlık
Siz AKP’nin, Kuzey Irak’ın Anayasasındaki Sevr atfına rağmen hâlâ Barzani ve Talabani’ye, görüşmek için kepenk indirmemesini ne zannediyorsunuz?
Görüldüğü gibi siyasal İslamcılar her dönem Türkiye’nin en yumuşak karnı oldular. Emperyalistler dün Musul-Kerkük olayında Şeyh Said’i ayaklandırdılar, bugün de AKP’yi sıcak para ile prangalayıp Kürdistan’ı kuracaklar.
Peki AKP bütün bunlara niçin mi rıza gösteriyor?
Heyhat o elbette bilerek ihanetin içinde değildir ama onun derdi sadece devleti ya da koltuğu fetihtir.
Hazin olan; bu akibet biline biline, koca bir ulusun bütün kurum ve organlarının bu durumu kabullenmesidir.
Ama bu tabloya rağmen ben yine de ümidimi kesmedim.
Kesmedim çünkü karanlığın en kesif olduğu an aslında aydınlığa en yakın zamandır…
Yazı kategorisi: TÜSİAD ve Mason Locaları AKP’yi niçin kucaklıyor | Leave a Comment »
Masonlar Köşkte
Yazan: cagribey Nisan 2, 2007
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında “Cehennem olun gidin. Defolun karşımdan! Yahudi uşakları” diyerek Çankaya Köşkü’nden kovduğu Türkiye masonları, 70 yıl sonra Sezer döneminde Köşk’e geri döndü. Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası (diğer adıyla Nur-u Ziya Locası) Üstadı Kaya Paşakay, Büyük Üstad yardımcıları Harun Kuzgun ve Murat Çim’in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile 45 dakika süren bir özel görüşme yaptıkları ortaya çıktı. Masonların sadece üyelere gönderdikleri Tesviye dergisinin Nisan 2005 tarihli sayısında yeralan habere göre; Çankaya Köşkü’ndeki görüşme 11 Ocak 2005 tarihinde gerçekleşti.
SEZER: MASONLUK LAİKLİĞİN KORUYUCUSU
Haberde şu ifadelere yer verildi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız mesleğimize çok olumlu baktıklarını ve masonik prensiplerimiz nedeniyle özel bir konuma sahip olduğumuz mesajını vererek, bizleri ülkemizde Atatürkçülüğün, laikliğin koruyucusu ve teminatı bir topluluk olarak gördüklerini, bundan da büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler.”
Ziyarette nelerin konuşulduğu konusunda detaylı bilgi vermeyen dergi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in ise, Büyük Üstat Kaya Paşakay’a ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirttiği ve tekrar görüşme konusundaki samimi isteklerini dile getirdiği dile getirildi. Tesviye dergisindeki haberde ayrıca, Sezer’in, misafirleri olan masonları samimi bir şekilde karşıladığı ve 45 dakika gibi uzun bir zaman ayırarak ziyareti önemsediği ifade edildi. Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası başkanı ve üyelerinin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret tarih de ilginç bulundu. 11 Ocak(1935) tarihi, Atatürk’ün mason localarını kapattığı günü gösteriyor.
ATATÜRK MASONLARI KOVMUŞTU:
CEHENNEM OLUN GİDİN!
Cumhurbaşkanı Sezer’in 45 dakika görüştüğü, laikliğin ve Atatürkçülüğün koruyucusu ve teminatı olduklarını açıkladığı Türkiye Masonları, 1935 yılında da Cumhurbaşkanlığı konutu olarak kullanılan Çankaya Köşkü’nü kovularak terk etmişlerdi. Mason localarının kapatılmak istenmesi üzerine Atatürk’ü ikna etmek için 11 Ocak 1935 tarihinde Cumhurbaşkanlığı konutuna çıkan Mason heyeti, Atatürk’ün büyük tepkisiyle karşılaşmıştı. Dönemin Van Milletvekili İbrahim Arvas anılarında bu tarihi gerçeği şu şekilde anlatıyor:
Masonların Büyük Üstadı Mim Kemal, Reis-i Cumhur’a hitaben: “Efendimiz biz zaten maiyet-i devletindeyiz fakat siz Meşrik-i Azam’ımız olursanız, bir pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız demiş. Reis-i Cumhur da; peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra… Siz Avrupa’da hangi locaya bağlısınız ve mektebinizin ismi nedir?” diye sormuş.
“DEFOLUN KARŞIMDAN! YAHUDİ UŞAKLARI”
Mason Üstadı Mim Kemal “Biz Cenova’ya tabiyiz ve Reisimiz Barca Mişon’dur” diye cevap verince küplere binen Mustafa Kemal Paşa, “Haydi defolun buradan, cehennem olun gidin. Yahudi uşakları! Benim milletim bana kahraman sıfatı verdi. Ben sizin gibi bir çift Yahudi’ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye’deki bütün locaları kapatmadığınız taktirde, yarın teşkil edeceğim Divan ı Harb-i Örfi’ye hepinizi verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan” diyerek masonları kovdu.
İbrahim Arvasi’nin “Tarihi Hakikatler” isimli kitabının 71 ve 72. sayfalarında anlattığına göre; Atatürk’ten ağır hakaret işiterek kovulan masonlar, o gece adeta yıldırım hızıyla durumu İzmir, İstanbul ve Adana’daki localara bildirirler. Sabah olmadan Türkiye’deki bütün locaların kapanma kararlarını aldırıp, ilgili belgeleri daha sabah kahvaltısı sofrasından kalmayan Atatürk’ün önünü koyup derin bir nefes alırlar.
75 yıl önce Çankaya Köşkü’nde yaşanan kovulma hadisesi, yakın tarih kitaplarına bu şekilde yansıdı. Atatürk’ün 1935 yılında Çankaya Köşkü’nden kovduğu Türkiye masonlarının Çankaya Köşkü’ne neden çıktıkları ve bu görüşmede ne konuşulduğu konusunda Cumhurbaşkanı Sezer’in bir açıklama yapması bekleniyor.
DIGERLERINIDE SEYREDIN
Yazı kategorisi: Masonlar Köşkte | 1 Yorum »
Mey
Yazan: cagribey Mart 27, 2007
Mey
|
Gazimihal etimolojik olarak, mait kelimesi üzerinde durmuştur .”Firavunlar Mısır’ından kabartmalarda resmi var, adı o ilk çağda mayıt’tı; fakat sonradan uzun asırlar unutulmuştur. Meyi ve mayıt kelimeleri arasındaki morfoloji tıpkılığı açıktır” diyerek, Saygun’un da görüşüne katıldığını belirtmiştir. Ancak bu açıklamada iki çelişki vardır: Birincisi, Gazimihal’in iddiasına göre uzun yıllar unutulan bir çalgı nasıl oluyor da Kars’ta meyi ismiyle çıkıyor. İkincisi ise, Mısır kabartmalarında bu çalgının ismi mayıt olarak değil, mait olarak geçmektedir. Türkçemizde mey’e yakın kelimelere baktığımızda: “Meyi; eriyip akma. Meyi: Ney (Kars). Maragalı Abdülkadir’in nayçe-i balaban’ının, günümüzde kullanılan mey ve balaban olduğuna dair herhangi bir şüphemiz yoktur. Ancak nayçe-i balaban ismi bazı değişikliklere uğramıştır .Bazı bölgelerde yaşayanlar balaban, belman, balaman, yasti balaban, nay ismini kullanarak bu çalgıyı günümüze kadar yaşatmışlardır. Türkiye’de ise mey ismini almıştır. Bu çalgının isminin neden mey olduğu konusunda yöre sanatçıları ile görüşülmüş, ancak bundan fazla sonuç alınamamıştır. Kimine göre mey; yumuşak anlamına gelmekte ve sesinin yumuşaklığı nedeniyle bu ismi almaktadır. Kimine göre muhabbet anlamındadır. Muhabbet anında kullanılır olması ve insana hoşluk duygusu vermesi, içkinin verdiği hoşlukla özdeşleşmiş ve mey ismi bu nedenle çalgıya verilmiştir. Ney’den ayırmak için ”mey” isminin verildiğini de söyleyen olmuştur. Bize göre, Mey ismi nay-ı balaban veya nayçe-i balaban isminin günümüze yansımasıdır. Bilindiği üzere Farsça “çe” küçültme ekidir. Nay ise eski İran dilindeki nada’dan türemiş bir kelimedir. Nada’nın anlamı da kamıştır. Nay dilimizde ney olmuştur. ”Ney, Farsça nay kelimesinin muhaffefidir”. Mey kamışla çalınan bir çalgıdır ve kamış bu çalgıya karakteristik özelliğini verir. Nay’ın anlamı da kamıştır .Büyük bir olasılıkla, mey kelimesi dilimize nay ‘dan incelerek giren ney’den ayrılması için girmiş bir kelimedir. Çünkü ney, Klasik Türk müziğinde kullanılmakta olan bir çalgıdır. Mey ise halk müziğimizde kullanılmaktadır. Belki de vurgulanmak istenen bu ayrım idi. Örneğin mey halen Ermenistan’da nay ismi ile de kullanılmaktadır. Ayrıca Gaziantep’te, nay denilen ve Erzurum pazarı için yapılan mey gövdelerinin varlığı da bilinmektedir. Tarihçe Tarih öncesi sitelere kadar gittiğimizde ”kamışlı çalgılar görülmemektedir. Bunun nedeninin de, kamışın bizzat kendisinin, kemik flütlerin aksine kolaylıkla bozulabilir materyalden yapılmış olmasından kaynaklanıyor olabilir. Kamışlı çalgılar hakkında elimizde bulunan en eski bulgu Helenistik dönem Mısır’ına aittir. ”Kamışlı borulara mait adı verilir. Dördüncü hanedanda hem uzun hem kısa tiplerine rastlamaktayız. Bunlar muhtemelen modern obua gibi çift kamışla çalınmaktadır”. Mait, monaulos olarak da adlandırılmaktadır. Mey ve benzeri çalgılar ”Helenestik çağı Mısır kalıntıları arasında bulunan monaulos ile yakın benzerlik gösterirler. (Detayları bilinen tek antik tip). İngiliz araştırmacı Picken de bazı kaynaklara dayanarak aynı iddiada bulunmaktadır: ”Mey’in ve Azerbaycan’da kendisine çok benzeyen kamış borulu (balaman), Sovyet Ermenistan (düdük), Gürcistan (duduki), Dağıstan (balaban)’m antik çağın son dönemlerine ait monaulos ile ilişkisi vardır. Evliya Çelebi’nin balabanının, mey olduğundan kuşku duyulmaz. Saygun’un Kars yöresinden sekiz delikli çalgısına ait raporu Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Dağıstan kaynaklı çalgılar tarafından da desteklenir. Sekiz delik, Brüksel Müzesi’nde bulunan Ptolemaic Mısır’ına ait monaulos’ta da vardır. Wegner de son dönem Atina vazo resimlerinden yapılan reprodüksiyon da, mey ‘in son dönem auloi’sine benzerliğini belirtmektedir. Capitoline Museum’daki bir mozaikin collotype’leri, (Salla Delle Colombe’deki) incelendikten sonra temsil edilen nesnelerin kamış olduğuna tamamen ikna oldum. Bunlar halen kullanılan kıskaçlar gibi yapılmış görünüyorlar ve kamışın dudağa gelen kısma yerleştirilmelerine rağmen, şekilleri hickiriki’nin yamuk şeklindeki kamış başlıklarından tamamen farklıdır. Boruların kendileri de tibiae ya da auloi’nin bildiğim diğer tasvirlerinden daha çok mey’e yakındır. Kamışlar mey’in uzunluğu ile orantılıdır. Altına doğru eğim kazanarak incelir. Gövdenin mafsal ucundan kamışa doğru alan daralması çok hafiftir. Bu mozaik, 1824 yılında, Trajanus Decius tarafından 252 yılında inşa edilmiş Thermae Decianae sitesinde bulunmuştur. Bu mozaik stilistik olarak Pergamon (Bergama) mozaikleri ile ilişkilidir. Öyle ki bu çift kamış yan silindirik boru çiftinin, Anadolu’da Hıristiyanlık döneminin ilk yüzyıllarında görülen bir tip olduğu kuşkusuzdur. Kıskaçlar (eğer öyleyse) her iki uca bağlanan tipten ziyade Bayburt(Kuzeydoğu Anadolu)’un mey ve hiçhiriki kıskaçlarının karakteristiği olarak bir uca bağlanan tiptendir”. Çeşitli araştırmacıların mey’in, zurna’dan daha eski bir çalgı olduğu hakkında iddialan mevcuttur. ”Zurnalar türünün atası mey’dir”. ”Silindirik obualar (mey ve benzeri çalgılar) yüksek sesli koniklerden (zurna) daha eskidir fakat daha az rastlanır”. Bu çalgıya ait elimizdeki Türklere ait en eski kaynağın Maragalı Abdülkadir’e (1350?-1435) ait olduğunu zannetmekteyiz. Nayçe-i balaban ismiyle yer alan bu çalgıya, ”Surnaya benzer surnayın talimi bununla yapılır, yumuşak ve hazin bir sesi vardır.” demektedir. Abdülkadir’den iki asır sonra yaşamış Evliya Çelebi’de de (1611-1683) benzer bir tanıma rastlamaktayız; ”Belban (veya balaban, Türkmen kamışlı düdüğü) Şiraz’da icad edilmiştir. Zurnadakine benzer kulağı yoktur. Türklerce çok kullanıldı. 100 çalanı vardır”. Bunların dışında Cumhuriyet Türkiyesi’nde tarihçeye girmeden kısır araştırmalar yapılmıştır. Helenestik Dönem Mısır’ına ait mait veya monaulos adlı çalgıyla benzerlik gösteren mey, bazen balaban, belban, nayçe-i balaban, nay-ı balaban, balaman, nay, düdük, duduki, mey, kuan, hiçkiriki, hyanpiri, vb. isimlerle günümüze değin gelmiş ve yaşamakta olan bir çalgıdır. Ses Sistemi Diatonik bir çalgıdır. Kromatik ses elde edebilmek için deliklerin yarım açılması ve dudakların yardımı gerekir. İcracı parmakları yarım açıp kapama dışında dudaklarını sıkarak veya gevşeterek kromatik sesin alınmasına yardımcı olur. Ses sınırının dar olması nedeniyle mey’de transpoze olanağı sınırlıdır. Belirlenen her bir tam ton için ayrı bir mey kullanmak gerekmektedir. Yarım tonluk farklılıklar kamış değişimi veya kamışa eklenen ve boğaz ismi verilen parça yardımıyla olur. Fakat aynı gövde üzerine kamış yardımıyla bir tonluk farklılık yapılmaya kalkıldığında seslerde bozulma olmaktadır. Meyler, Ana, Orta ve Cura olmak üzere üç ayrı yapısal özellikte sınıflandırılmıştır. Esas itibariyle mey notaları yazılırken fa anahtarı kullanılmalıdır. Halk Müziğimizin pes sesli bu çalgısında, Türk Müziği notalama sisteminden kaynaklanan (doğruluğu tartışılabilir) zorunluluklardan dolayı sol anahtarı kullanılmaktadır.
|
m

Üflemeli bir Türk Halk çalgısıdır. Ana gövde, Kamış ve Kıskaç olmak üzere üç parçadan oluşmaktadır. Kıskaç kamışın uç kısmına takılmaktadır. Kıskaç kamış üzerinde aşağı veya yukarı doğru itilir ve yaklaşık bir perdelik ses değişimi sağlanarak akort edilebilir.

Gürgen, ceviz, erik vb. ağaçlarından yapılan Mey yaklaşık bir oktavlık ses mesafesine sahiptir. Yedi üstte, bir altta olmak üzere toplam sekiz tane melodi perdesi vardır. Cura Mey,Orta Mey, Ana Mey olmak üzere üç çeşit mey vardır. Ayrıca Azerbeycan’da Mey’e Balaban adı verilmektedir.
Mey Sesi / mp3 (548 KB)
Mey Sesi / rm (103 KB)
Yazı kategorisi: TÜRK MUZIKISI CALGILARIMIZ | Leave a Comment »














Mey, müzikte nefesli bir çalgıya verilen isimdir. Ancak sözlüklerimize girmesi çok eski değildir, Kamus-ı Türki’de bile çalgı anlamına rastlanmamıştır. Zaten Gazimihal’de, T.D.K. sözlüklerine bu kelimeyi 1929 yılında kendisinin verdiğini ve lügatlarımız gibi, ferhenk ve kamuslarda izine rastlanmadığını söylemiştir. Halen T.D.K. sözlüğünde mey; eksik ve yanlış olarak şöyle tarif edilmektedir: ”Doğu Anadolu’da kullanılan bir tür küçük zurna”. Son yıllarda basılan müzik ansiklopedi ve sözlüklerinde de, “Halk müziğimizde kullanılan bir çalgı” gibi eksik açıklamalar mevcuttur.
